Pardus... Özgürlük İçin...

30 Ocak 2008 Çarşamba

Hasretim bitiyor

Yarın akşam dünyalar güzeli aşkım geliyor...
1 aya yakın bir süredir ayrı kaldık ve hani derler ya tak etti canıma diye.. Hahh işte öyle oldu bana da.
işten çıkar çıkmaz bi çiçekçi ve kağıt helva satan bi yer bulmalıyım. hem iddaayı kaybettim hem de ilk kez çiçek alacağım.
bunları yaparım ama içim içime sığmıyor desem yeridir.
çoookk özledim aşkım seniiiiii....
gel artık da bitsin şu hasretim.
gerçi her seferinde daha fazla bağlanıyorum...

27 Ocak 2008 Pazar

neden yazmıyorum


Ben arada bir bişeyler yazıyorum ama arkadaşlarım orum yapmıyorr... Aşkım bile okuyor ama sadece okuyor. neden iki kelime yorum yazmıyorsunuzzzzzzzzzzzzzzzz?

----------------
Şimdi yürütülüyor: Soner Arýca - Ayrýlýk (Okan Bayülgen Ýle)
kimden :milidya

26 Ocak 2008 Cumartesi

Ben Güççükeneee


Geçen gün annem bi foto getirdi. baj bakalım tanıyabilecek misin dedi.
Fotoğrafa baktım ama tanıyamadım. Anneme tanıyamadığımı söyledim.
Bilin bakalım kimmiş o resimdekiler?
ben ve kardeşim.
o an gözlerim doldu. birden o anlar aklıma geldi. zihnimde yadediyordum herşeyi.
ama biraz daha düşününce ne kadar uzaklaştığımızı anladım saflıktan ve çocukluktan.
ağladım saatlerce o resime bakıp bakıp.

ama aşkıma da söz verdim. ağlamayacağım bir daha.
biz mutlu olacaktık ve tek gözyaşımız mutluluktan olacaktı.


----------------
Now playing: DUMAN - Duman-Olmadý Yar
via FoxyTunes

12 Ocak 2008 Cumartesi

Bayıldım bu parçaya

Kunduram Sandukam Zembilim

Kunduram su aldı da yürüyemiyorum
Diyorlar yar senden vazgeçmiş inanmıyorum
İçime korku düştü derdimi dökemiyorum
Kunduranı yama dertlerini yama
Ne şan şöhret isterim he servette aklım kalır
Sen gidersen can gider gerisi burda kalır
Parası da pulu da yerin dibine batsın
Sen bana ben sana hasret mi öleceğiz
Düşümde seni gördüm
Uzanmış yatıyorun
Bal dudaktan öptüm
sandukamda potur var göynek var giyemiyorum
Menzilim uzaktır yanına varamıyorum
Dertlerin birini saysam binini sayamıyorum
Bir sevda türküsü tutturdum da gidiyorum
Düşümde seni gördüm
Ayazda yatıyordun
Koştum üstünü örttüm
Zembilimde katık var ekmek var yiyemiyorum
Lokmalar dizilmiş boğazıma yutamıyorum
Yıldızları görsem denizi göremiyorum
Bir özgürlük çayına hasret mi öleceğiz
Düşümde seni gördüm
İçin için ağlıyordun
Al yanaktan öptüm


Söz: -
Müzik: -
Albüm: Demir Leblebi

----------------
Şimdi yürütülüyor: Nazan Öncel - Kunduram Sandukam Zembilim
kimden :S

11 Ocak 2008 Cuma

bugün cuma

Günaydın Günlük,
bugün cuma. uzun geçen bir perşembenin ardından bugün o kadar rahatlatıcı geliyor ki. şu böbrek ağrım da olmasa daha bahtiyar olacam sanırım.
yarın cumartesi ve ben uymayı planlasam da ne kadar uğraşırsam uğraşayım en geç 9da ayaktayım...
bugün hazırlamam ve göndermem gereken raporlarım var. yetiştiririm ama yetiştirmek istediğim ne malum (;

7 Ocak 2008 Pazartesi

haber alamamak

teknolojiyi sevmiyorum. önceleri ne güzel insanlar birbirleriyle belli zamanlarda görüşüyor ve birbirlerine duydukları aşk o kadar güzel ki bir ömrü beraber geçiriyorlar.
bi aşkım var ve onu çok seviyorum.
düşünüyorum da teknolojinin bu kadar gelişmiş olmadığı zamanlarda onunla birlikte olsaydım nasıl olurdu?

ilk bakışta bu hayalimi kendim çürütüyorum. ben teknoloji sayesinde tanıştım onunla.

geçmişe hep özlem duymuşumdur. Osmanlı torunu olarak o zamanlar benim için bir hayal. acaba o zaman mı tanışsaydım aşkımla...

sanırım ben şaşırdım yine..
aldırma günlüğüm bana... var git sen yoluna... eylemeyeyim seni...
Tuna kiremitçi'nin kitabında dediği gibi "Bu işte bi yalnızlık var... "

6 Ocak 2008 Pazar

Genç Kızın ölümü

dikkat bu hikaye okuduktan bes dakka sonra acısını göstercek içinizdeki büyük acıyı hissetceksiniz...

BIZIMKISI BIR AŞK HIKAYESI
Sizin için ne derece önemi var bunu bilmiyorum ama ben bu satırları yazarken
gözümden damlalar akıyor klavye üzerine. Erkekler ağlamaz lafı bana göre değil. Ağlamaktan hiç utanmadım,duygularım,acılarım beni boğduğu zaman hep
ağladım.Yine ağlıyorum... Sizleri tanımıyorum ama sizlerle paylaşmak
istiyorum.Lütfen;bu satırlara bir seven olarak sahip çıkın ve lütfen yazılı
satırlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yaşarmış
diyeceksiniz buna eminim. Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak babamın
tayininin çıktığı bir köye taşındık.
Huzursuzdum,okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,
şehirde medenice okumak istiyordum.kaydımı yaptırdı babam
okula.İlkokul 4. sınıftan başladım köy okuluna.Beni bir sınıfa
verdiler.Öğretmen köyde yabancı olduğumu biliyordu ve hangi sıraya oturmak
istiyorsan otur dedi bana.Bir kızın yanı boştu sadece, oraya oturdum.
Hayatımı adadığım,gidişiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanıştım.İsmi Altınay idi.
Çocuk yaşımda bile onun güzelliği beni çok etkilemişti.Masmavi
gözleri,gamze yanakları ile arada bir bana dönüp gülüşü,yanlış yazdığım
notlarımda kendi silgisiyle defterimdeki hatayı silmesi beni o minik yaşımda
ona bağladı.O dönemlerde çocukça bir arkadaşlıktı. Zaman ilerledikçe onsuz
tek saniye geçiremiyordum.ya ben onlara gidip ders çalışıyor, yada o bize
geliyordu.Mükemmel bir paylaşımcıydı.Yüreğini,sevgisini,dostluğunu daha o
yaşta vermişti bana.İlkokulu birlikte okuduk ve aynı sırada bitirdik.Hep
onunla hep ona biraz daha alışarak. Ortaokula geçtiğimizde ailelerimize rica
ettik ve bizi aynı okula yazdırdılar, hatta aynı sınıfa,hatta aynı sıraya
oturmamız için babalarımız öğretmenlere adeta yalvardılar.Başarmıştık.
Yine aynı sıradaydık.Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yılda anladım ki
onsuz hayat bana huzur vermiyordu.Yaşımız olgunlaştıkça o beni,ben onu daha
çok seviyordum.
Çocukça başlayan arkadaşlığımız sevgiye aşka dönüşmüştü ortaokul
yıllarımız bitmek üzereyken.Şehir merkezinde.Ailelerimiz liseye geçtiğimiz
sırada ortak bir karar aldılar.Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz aynı evde
kalacaktık.Annem de bizimle kalacaktı.Allah\\\'ım o karar bize iletildiğinde
dakikalarca sarmaş dolaş kutlamıştık bunu.Ona aşık olmuştum.Aynı duyguları o
da paylaşıyordu ve bunu fark eden ailelerimiz okul bittiğinde evlendirelim
diye karar almışlardı bile.Ona tapıyordum artık.Haşa Allah\\\'a şirk koşar gibi
günah işlercesine seviyordum.İlk elini tuttuğumda sakın bir daha bırakma
demiştim. Yanakları kızarmıştı,utanmış ve başını önüne eğmiş,gülümsemiş ve
elimi sıkı sıkı kavramıştı.Artık her gün elele tutuşup okula gidiyor okuldan
çıkarken elele dolaşıyor geziyor öyle gidiyorduk evimize.Arada bir elleri
terler ve her terleyişte elini elimden kurulamak için çekerdi.Bunu her
yaptığında kızar elimi bırakma diye azarlardım,hep tamam tamam diyerek
gülümser ve hızla elini avucuma sokuştururdu.
Her şey harikaydı,dünya cennet
gibiydi gözümüzde.Yıllar akıp gidiyordu mutluluk içinde.Nihayet liseyi de
bitirmek üzereydik.karne dönemi gelmişti.Karnelerimizi aldık hiç kırığımız
yoktu.Sevinçle sarıldık birbirimize elimi tuttu.bunu kutlamak için bir
cafeye gidip cola içerek kutlayacaktık.Okulun az ilerisinden geçen bir çakıl
yol vardı.Her zaman toz duman içinde olurdu.çakıllarla kaplıydı.O yolun
benim ve ölürcesine sevdiğim insanın ayrılmasında bu kadar rol
oynayacağını bilsem hiç girer miydik o yola.Neler vermezdim o yolu yürümemek için.
Eli yine elimdeydi,ansızın elini çekti,terlemişti yine eli.Sanırım dört
adım atmıştım.Dönüp yine azarlayacaktım.Çünkü hem elimi bırakmış,hem de
geride kalmıştı.Dönüp baktığımda Dünya başıma yıkıldı.Sanki gök kubbenin
altında kaldım.yerdeydi ve yüzünden kan fışkırıyordu.ne yapacağımı bilemedim
üzerine kapandım yüzüne yapışmış saçlarını kaldırdığımda hayatımı bitiren o
görüntüyle karşılaştım.Başı kesilmiş bir tavuk gibi
çırpınıyordu.
Suratına bir taş parçası bıçak gibi saplanmıştı ve bakmaya doyamadığım mavi
gözlerinden biri akmıştı.Suratının yarısı yoktu.Hırlıyordu bana bir şeyler
demek istiyor kanla kaplı diğer gözünü temizleyerek bana bir şeyler
demeye çalışıyordu.Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altından fırlayan bir
taş suratına saplanmıştı.Ölürcesine bir aşkı,geleceğimizi kibrit
büyüklüğünde bir taş parçasının bitireceğini bilemezdim.Donuk donuk hiç konuşamadan
yüzüne bakmaktan başka bir şey yapamıyordum. Ellerini tuttum kaldırdım
başını göğsüme dayadı ve elimi sıkı sıkı tuttu.Akan kan ellerimize
damlıyordu.Yoldan geçen bir araba durmuş bizi seyrediyordu,hastaneye
yetiştirelim dediğimde kanlı olduğu için almadı ve kaçtı gitti.
Kimse arabaya almıyordu.çevreme bakıp yardım eden demekten,ona dönüp seni
seviyorum,beni bırakma,dayan demekten başka bir şey yapamıyordum.İki dakikalık bir
çırpınıştan sonra kucağımda öldü.Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme
döndü.Tam dokuz yıl oldu onu yitireli.
Kendime olan güvenimi yitirdim.Artık kimseyi sevemem,kimsede beni
sevemez korkusundan kurtaramıyorum kendimi.Bitkisel hayatta gibiyim.Tek elimde
kalan bu net.bu net aracılığıyla sizinle paylaşmak istedim.Yitiren,ya da ben
yitirenle paylaşmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi
bırakmamaları şartıyla elimi uzattım.Dost,kardeş,arkadaş ne olursanız
olun ama elimi bırakmayın.Size sesleniyorum, elimi bırakmayın lütfen...


Temelli mi gidiyorsun?
Bak elimin sıcaklığı geçmeden gel
Hani elimi sımsıkı tutmuştun ya
Hiç bırakmayacak gibi
Bıraktin ama soğumadan gel!

yazıyı incesticide'den aldım. Alıntıdır.

A Ş K nedir?


NEDİR YAHU BU AŞK ?

Aşk neymiş öğrenelim bakalım...

Sesini duyduğunuz anda avuçlarınız terlemeye kalbiniz deli gibi çarpmaya başlıyorsa...
bu aşk değil HOŞLANMAK’tır
-
Ellerinizi ondan çekemiyor sürekli dokunmak sarılmak istiyorsanız..
Bu aşk değil ARZULAMAK’tır
-
Yanınızda bir tek o olduğu için onu istiyorsanız....
Bu aşk değil YALNIZLIK’tır
-
Herkes onunla olmanızı beklediği için onunlaysanız...
Bu aşk değil SADAKAT tir
-
Size sıcak, yakın davrandığı için onunlaysanız...
Bu aşk değil KENDİNE GÜVENSİZLİK’tir
-
Üzülmesini istemediğiniz için onunlaysanız...
Bu aşk değil ACIMAK’tır
-
Ona değer verdiğiniz için hatalarını hoş görüyorsanız..
Bu aşk değil ARKADAŞLIK’tır
-
Bütün gün ondan başka hiçbir şey düşünmediğinizi söylüyorsanız..
Bu aşk değil KOCA BİR YALAN’dır
-
Onun iyiliği için kendinizden çok Şey feda edebiliyorsanız...
Bu aşk değil YARDIMSEVERLİK’tir
-
O üzgünken sizin de kalbiniz acıyorsa...
İşte bu AŞK’tır
-
Tarif edemediğiniz bir çekim yüzünden ondan bir türlü kopamadığınızı düşünüyorsanız..
İşte bu AŞK’tır
-
O herkese güçlü görünmesine rağmen içindeki zayıflığı hissedebiliyorsanız..
İşte bu AŞK’tır
-
Başkalarını da çekici bulmanıza rağmen hiç pişmanlık duymadan onunla kalmaya devam edebiliyorsanız..
İşte bu AŞK’tır

Aşkım seni çok seviyorum limonum...