Pardus... Özgürlük İçin...

31 Aralık 2007 Pazartesi

Şahin'im

Resimde görülen bizim araba...
Kaç gündür havalar soğuk diye yıkayamıyordum. Bugğn baya toz gördüm üzerinde.
Artık temizlenme vakti gelmişti. Suyu görünce tertemiz oldu. Parlıyordu.
Bu benim arabam. Kendisine performansına hayranım. Bazen çok acıkıyor ama genelde az yakıyor...

Ders, ders, ders


Yeni yıl geliyor di mi?

Nereye, neye, kime?

Evde kimse yok, oturmuş Yöneylem projesinin raporunu düzeltmeye çalışıyorum. Yapacak bişey bulamazsan olacağı budur.

evde kimse yok demiştim, gidip bi çay koyayım, başka yapacak bişey de yok ki...

Aşkımdan başka arayan soran yok. o da şimdi kuzeninde, baya kalablık diyordu.
Biz de eskiden kalabalık kutlardık yeni yılın gelişini. Artık yaşlandıkça yalnızlaşıyoruz desene...
Uyusam nolur ki, sabha kalktığımda bugünden farklı mı olacak? bu yeni yıl heyecanı bitince ne yapacağız?
neyse ben saçmalamayı keseyim de go on freedom...

Yılbaşı Manzarası

Bugün veda ediyorum 2007'ye...
Aslında benim için oldukça iyi bir yıldı. Okuldan mezun oldum, iş buldum, aşkımı buldum...
sadece mutlulukları saymak olmaz, kardeşim Gabar'a gitti. Evdeki sürekli süren bir endişe bu. Belki de en soğuk kanlı olan benim... Ama mecburum, telaşlı olmanın bi faydası yok ki.

29 Aralık 2007 Cumartesi

Eslemmm minik aşkımmmm

Dayımın nur topu bir kızı oldu geçen aylarda...
Ailemizin en küçük ferdi olma ünvanını Seymen'den aldı sonunda (:
Küçük beyimizin de burnu havalardaydı ne de olsa... Neyse ki Eslem tüm güzelliği ve saflığıyla aramıza katıldı. Çocuk denen şey o kadar tatlı ki, insan kıyamıyor...

Aslında yeğenime baktıkça anlıyorum ki sevgilim bu konuda çok haklı.

Ama ben yine de bu dünyanın geleceğini pek parlak görmüyorum ve bu dünyaya gelecek kişinin yükümlülüğünü şu an için kaldırmaktan yana değilim. Zaman ne gösterir bilmiyorum ama...

Pardus eleman arıyor!

Pardus projesinde tam ya da yarı zamanlı TÜBİTAK UEKAE çalışanı olarak görev almak isteyenler için mevcut açık pozisyonlar ile ilgili bilgiye kariyer sayfasından ulaşılabiliyor.

2003 yılı sonlarında yalnızca dört kişilik bir ekiple yola çıkan Pardus ulusal işletim sistemi projesi, geçen zaman içerisinde yavaş ve güvenli bir büyüme ile 20 kişiye yaklaştı. Gerek yeni sürümlerin ve yeni teknolojilerin getirdiği insan gücü gereksinimi, gerekse çeşitli göç projelerine destek verme zorunluluğu ile yeni bir büyüme aşamasına daha ulaştı. Gebze ve Ankara'da Pardus ekibinde tam zamanlı olarak görev almak isteyenlerin başvuruları bekleniyor...

22 Aralık 2007 Cumartesi

Golf


Ben bir Volkswagen Golf tutkunuyum. Bu aracı o kadar çok seviyorum ki her gördüğüm yerde gözden kaybolana kadar bakıyorum. Ona sahip olma hissi beni o kadar heyecanlandırıyor ki gözlerim doluyor neredeyse. bir tutku bu.
Bu tutkumun boyutunun ulaştığı son noktayı bitanem'in yine bir golf gördüğümüzde söylediği ve hala kulağımda çınlayan şu sözleri daha iyi ifade eder sanırım. "bu arabayı gördüğünde gözlerin parlıyor, beni duymuyosun, bu arabya baktığın gibi bana bakmıyosun, bu kadar heyecanlanmıyorsun benim yanımdayken"
benim yanıtım da "Ama aşkım o Golf..." tabi bunu söylerken yüzümdeki magma sıcaklığı da aksesuar oldu ((((:

16 Aralık 2007 Pazar

Sarhoş olmak istiyorum


İstiyorum çünkü...

ben zaten sarhoşum....

sadece içki içerek sarhoş olunmaz...

herhangi birşeyden de sizi etkileyecek kadar fazla alırsanı sarhoş olursunuz...
ve ben sarhoşum limonum ):

Hep senin aslında benim yüzümden


Aşk'ı anlatıyordu incesticide...
Geçen sefer de sevginin ifadesinin karşılıklı halini eyleme dönüştüren bir kavramı anlattı ve beni oldukça yüklü masraflara soktu ama benim de hoşuma gitti...
Şimdi aşkı anlatıyor sarhoş haliyle hem de bir kaç kez deneyerek...

okuyorum ve mesaj atıyorum sevdiğime...

sanırım ben gerçekten aşık oluyorum.

beraber huzur içinde geçen bir uykunun ardından sabah kalkıyorum. erkenden gidip bir duş alıyorum ve kıyafetimi giyiyorum. o sevgimin sahibi uyuyor. içimde bişeyler kıpırdanıyor. yanına oturup yanaklarını ve saçlarını okşayarak ona dokunuyorum. ona onu ne kadar sevdiğimi söylüyorum.
kalkıp bana karşılık veriyor ama yolculuğun verdiği yorgunluk onu tekrar alıp götürüyor benden. neden benim yanımda değil hergün görmüyorum onu. neden sadece ortak şartların uygun olduğu zamanları beklemek zorundayım.
onu çok istiyorum ve seviyorum...

15 Aralık 2007 Cumartesi

TCDD ile Güvenli Yolculuk


Tren hep bana eskiyi hatırlatıyor. Ve trenle yapılan yolculuk bana her zaman keyf vermiştir. Kaza riski oldukça düşüktür bu da güven veriyor.
Liseye giderken Siirt Kurtalan'da oturuyorduk. Malatya'ya giderken bazen trenle gider gelirdik. Gerçi yol biraz uzun sürüyor ama olsun (:

Trenden inerken herkesde bir esmerlik olurdu. Nedenine gelince de is oluyordu yüzümüzde, üstümüzde, başımızda...

Şimdi de Kütahya'dan Eskişehir'e, İstanbul'a, Sakarya'ya gitmek isterken treni tercih ediyorum. Hem oldukça konforlu ve fiyat da gayet cüzi (:

Asıl anlatmak istediğim bunlar değildi ama olsun biraz da olsa değindim bu konulara.
TCDD hiç beklenen atağı yapamıyor. Aslında kazaların çok olduğu zamanlarda resimde olduğu gibi reklamı etkin şekilde kullanabilse bence hem zarar etmekten kurtulur(bu kesin değil, sadece duyumdur) hem de insanlara gerçek bir alternatifin olduğu hissettirir.

İşte nöbetçiyim

Bugün ALp'in yerine nöbetçi amirlik yapıyorum fabrikada.
Arkadaşım Denizli'ye gideceği için onun yerine ben tutuyorum nöbetini.
Aslında fena da olmadı hani. yapmam gereken çalışmalar vardı. Bu sayede bunları bugün daha rahat ve hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliyorum.
hortumları kısaltıp verdim bakalım. 1 saat sonra falan sonuçları öğreneceğim. inşallah düşüş sağlar da ben de rahat ederim yaaa.